Yeni teknolojilerin üretim süreçlerine başarı ile adapte edilmesinin verimliliği
arttırdığı ve büyümeyi hızlandırdığı bilinmektedir. Sürdürülebilir kalkınma için
teknolojik bilgi ve yetkinliklerin paylaşımı hem zaman hem maliyet açısından faydalıdır.
Teknoloji Transferi kavramı bir kurum tarafından geliştirilen yeni bir teknolojinin,
buna ihtiyaç duyan bir veya birkaç kuruma başarılı bir şekilde sunularak kullanılmasının
sağlanmasıdır.
Teknoloji teorik ve pratik olarak çeşitli tekniklerin uygulanmasını içerir. Ürünler
ve makineler teknolojinin görünür ve dokunulabilir yüzünü oluşturur. Teknolojinin
aynı zamanda, dokunulamayan ve görünmeyen, sadece insanların akıllarında yer alan
bir kısmı daha vardır. Bu görünmeyen kısım genellikle bilgi birikimi (know-how)
olarak adlandırılır.
Transfer kelimesi her ne kadar basit bir işlemi çağrıştırsa da, yeni bir teknolojinin
üretim alanında uygulanabilmesi için bilim, orgazinasyon ve yönetim gerekmektedir.
Teknolojinin üretilmiş olması, transferi için yeterli değildir. Transfer yapılması
düşünülen firmaların teknolojiye adaptasyon hızı, eğitim seviyesi, çalışanların
teknik kapasitesi, mevcut alt yapılar, finans ve ticaret sistemleri önemli rol oynamaktadır.
Teknoloji transferi beş farklı türde anlaşma ile gerçekleşmektedir:
Teknik İşbirliği Anlaşması (Technical Cooperation):
İki tarafın da (alıcı ve satıcı) işbirliğinde (teknoloji üretme, eskisini geliştirme,
yeni uygulama alanı yaratılmasında) aktif olarak yer almasının gerekmediği teknoloji
transferi türüdür. Bu kapsamda, bir teknolojiyi yeni/farklı bir alanda uygulamak
veya yeni bir sektöre transfer etmek; mevcut ihtiyaçları giderecek yeni bir teknoloji
geliştirerek piyasaya sunmak; bir firmanın bilgi ve becerisi ile başka bir firmanın
teknik altyapısını kullanarak yeni bir ürün üretmek; iki firmanın bir araya gelerek
mevcut bir teknolojinin yeni versiyonunun üretmesi ya da mevcut veya yeni teknoloji
konusunda fizibilite çalışmaları yapmak mümkündür.
Joint Venture Anlaşması (Joint Venture):
İki firma arasında, başta ticari sır ve teknik bilgi gibi konular olmak üzere yeni
bir teknoloji, sistem ve ürün üretilmesi amacıyla oluşturulan bir işbirliği anlaşmasıdır.
Spesifik bir ürün için veya devamlılık arz eden bir işbirliği üzerine olabilen bu
tür anlaşmaların sonucunda firmalar ticari ve teknik bilgi, kaynak ve varlıklara
ulaşabilmektedir.
Lisans Anlaşması (Licensing Agreement):
Bir ürün, teknoloji, sistem veya bilginin ücret veya isim hakkı karşılığında diğer
bir firmaya transferi anlaşmasıdır. Lisans veren lisansör, alan lisansiye, yapılan
anlaşma da lisans anlaşması adını almaktadır. Lisans anlaşmasıyla lisans veren taraf
ürünlerini başka bir ülkede üretebilmekte, başka deyişle, dış yatırım yapmakta,
bunun için sermaye harcamamakta ve riske girmemektedir. İşletmenin ürünlerini üretmesi
için izin verdiği firma satılan her ürün için lisansöre belirli bir pay ödemekte
ve satılan her ürün için satılan bu paya işletme payı (royalty) adı verilmektedir.
“Franchise” verilmesi veya “Sınai Mülkiyet Haklarının” devri bu anlaşmanın örneklerindendir.
Üretim Anlaşması (Manufacturing Agreement):
Firmanın, bir ürünü ürettirebilmesi için karşı firmaya; yetenek ve becerileri, gerekli
bilgi ve uzmanlığı, ilgili kişilerin eğitimini sağlayarak o firmanın üretim ve teknik
kapasitesini artırmayı, firmada bilgiyi hammaddeye aktararak yeni ürün haline getirmeyi,
mevcut ürünlerin özelliklerini artırarak yeni kullanım alanları yaratmayı, tamamen
yeni bir ürünün üretilmesini sağlayan anlaşma ve işbirliklerini kapsamaktadır.
Teknik Destekli Ticari Anlaşma (Commercial agreement with technical assistance)
Bu anlaşmada transfer edilen teknolojinin kurulması ve fonksiyonel olarak çalıştırılabilmesi
için verilen hizmetler de yer almaktadır. Amaç, alınan teknolojinin verimli bir
şekilde çalışabilmesi için spesifikasyonlarına uygun bir şekilde kurulumunun yapılması,
teknik bakımının tamamlanması ve çalıştırılmasının sürekliliğinin sağlanmasıdır.